Yaşlılar Var mı? Hak Öznesi Olamama ve Yaşlılığın Temsil Krizi

Türkiye’de yaşlılık bugün her yerde konuşuluyor. Nüfus verilerinde, aile politikalarında, emeklilik tartışmalarında, bakım hizmetlerinde, belediye desteklerinde, dijital hizmetlerde, sağlık sisteminde ve seçim vaatlerinde yaşlılar sürekli karşımıza çıkıyor.

Ama asıl soru şu:

Türkiye’de yaşlılar hakların öznesi olarak var mı?

Bu yazıda yaşlıların nüfus sayımlarında, resmi kayıtlarda, sosyal hizmetlerde ve politik söylemlerde görünür olmalarına rağmen hakların öznesi olarak nasıl var olmadıklarını tartışıyorum. Bunun için iki kavram öneriyorum: politik yokluk ve hürmet sisi.

Politik yokluk, bir toplumsal grubun görünür olmasına rağmen hakların öznesi olarak tanınmaması durumunu anlatıyor. Hürmet sisi ise yaşlılara yönelik saygı, sevgi, vefa ve aile büyüklüğü söyleminin hak, temsil, bakım, gelir, denetim ve kamusal sorumluluk başlıklarındaki sorunları nasıl görünmez kıldığını işaret ediyor.

Yaşlıları sevmek, hatırlamak, korumak ya da yaşlılar için “başımızın tacı” demek yeterli değil. Haklar merhametin, hürmetin ve aile vicdanının arkasına saklanamaz. Türkiye çok yaşlı bir toplum. Bunu artık gelecek senaryosu gibi konuşamayız.

Asıl mesele yaşlıların sayısı değil, yaşlı bir toplumda hakların nasıl örgütleneceğidir. 

Yazının tamamını PDF olarak okumak ve paylaşmak için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Kaynak göstermek için:
Arun, Ö. (2026). Yaşlılar Var mı? Hak Öznesi Olamama ve Yaşlılığın Temsil Krizi (Yaşlanma Gündemi, Görüşler 02). Antalya: ozgurarun.com.tr  

https://doi.org/10.5281/zenodo.20484549