
Türkiye’de yaşlıları sevdiğimizi, saydığımızı ve koruduğumuzu söyleyen güçlü bir yerel ahlak ekonomisi var. Aile yaşlısına bakar, komşu sahip çıkar, evlat ilgilenir, mahalle görür, devlet korur denir.
Ancak Senex İzleme 2021–2025 verileri bu koruma söyleminin yaşlılar için her zaman hak güvencesi üretmediğini gösteriyor.
Beş yılda, yaşlılara karşı gerçekleştirildiğini tespit ettiğimiz 9976 hak ihlali vakasının %51’i ölümle sonuçlandı. Yaşlılara yönelik hak ihlalleri yalnızca fiziksel şiddetten ibaret değil; ihmal sonucu gerçekleşen trafik kazaları, şüpheli ölümler, yangınlar, kayıp vakaları, bakım ihmali, dolandırıcılık, ekonomik şiddet, intihar, iş kazası, cinayet ve ihmal aynı hak rejiminin farklı kırılma yüzeyleri olarak karşımıza çıkıyor.
Asıl soru şu:
Yaşlıları koruduğunu söyleyen bir toplumda, yaşlılar neden bu kadar çok şiddete, ihmale ve istismara uğruyor?
Bu yazıda Senex İzleme’nin 2021–2025 yılları arasındaki verilerini yerel ahlak ekonomisi, zorunlu bağımlılık ve asimetrikleşen bağımlılık ağları kavramlarıyla değerlendiriyorum.
Temel argümanım şu: Türkiye’de yaşlılara yönelik hak ihlalleri yaşlılığın doğal bir sonucu değil. Bu ihlaller, yaşlı bir toplumda hakların örgütlenmediği yerlerde büyüyor. Koruma söylemi hak güvencesine dönüşmediğinde, yaşlıların yaşamı başkalarının imkanına, sabrına, vicdanına, iyi niyetine ve dikkatine bırakılıyor.
Yazının tamamını PDF olarak okumak ve paylaşmak için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Kaynak göstermek için:
Arun, Ö. (2026). Yerel Ahlak Ekonomisi ve Zorunlu Bağımlılık: Senex İzleme 2021–2025 Verileriyle Türkiye’de Yaşlılara Yönelik Hak İhlalleri (Yaşlanma Gündemi, Görüşler 03). Antalya: ozgurarun.com.tr.
https://doi.org/10.5281/zenodo.20763166

